Kaymaz Beldesi Forum Sitesi
Merhabalar... Hoş Geldiniz...
Üyemiz iseniz lütfen giriş yapınız...
Henüz üye olmadıysanız çok kısa zaman ayırarak üye olabilirsiniz ...

Forumumuzda iyi Vakit geçirmeniz dileğiyle...

--- Kaymaz Beldesi Forumu ---

AYIN YAZARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default AYIN YAZARI

Mesaj tarafından ŞİBUMİ Bir C.tesi Mayıs 01 2010, 18:51


PEYAMİ SAFA



1899’da İstanbul’da doğdu, 15 Haziran 1961’de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Psikolojik romanlarıyla tanınan yazar. Şair İsmail Safa’nın oğlu. Babası Sivas'ta sürgünde yaşamını yitirdi. Yoksulluk ve 9 yaşında yakalandığı kemik veremi nedeniyle düzenli bir eğitim almadı. Bir yandan çalışırken bir yandan da kendi kendini yetiştirdi. 13 yaşında hayata atıldı. Posta Telgraf Nezareti'nde memur olarak çalıştı. 1914-1918 arasında öğretmenlik, 1918-1916 arasında gazetecilik yaptı. Hayatını yazıları ile kazandı. Babası gibi şair olan amcaları Ahmed Vefa ve Ali Kâmi'nin yönlendirmesiyle edebiyata başladı. Kardeşi İlhami ile çıkardığı "Yirminci Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın hikâyeleri" başlığıyla yazdığı magazin hikayeleriyle dikkat çekti. Para kaygısıyla yazdığı sıradan yazılarda annesi Server Bedia'nın adından esinlenerek yarattığı "Server Bedii" takma adını kullandı. Bu isimle kaleme aldığı "Cingöz Recai" isimli polisiye dizi romanları büyük ilgi gördü. Kültür Haftası (21 sayı, 15 Ocak-3 Haziran 1936) ve Türk Düşüncesi (63 sayı, 1953-1960) adlarında iki dergi çıkardı. Tasvîr-i Efkâr, Cumhuriyet, Milliyet, Tercüman, Son Havadis gazetelerinde yazdı. Çok sevdiği oğlu Merve’yi askerlik hizmeti yaparken kaybedince derinden sarsıldı. Bu olaydan birkaç ay sonra İstanbul’da beyin kanaması sonucu yaşamını yitirdi. Edirnekapı'da toprağa verildi. Sanat, edebiyat, felsefe, psikoloji, sosyoloji gibi değişik alanlarda yazdığı yazılarla çok yönlü bir yazar oldu. 43 yıl hiç durmadan yazdı. İlk döneminde değişik ilgi alanları içinde sol eğilimli siyasal akımlara ilgi gösterdi. 1930'da basılan ve genç bir hastanın psikolojisini yansıtan otobiyografik romanı "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu"nun ilk baskısını "Nâzım Hikmet"e ithaf etmişti. Ama 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Nazileri savundu. Ölümünden bir süre önce metapsişik konulara yöneldi. 1949'da yayınlanan son eserlerinden "Matmazel Noraliya'nın Koltuğunda"da tıp öğrenimi yaparken bunalıma girerek felsefeye yönelen ve sonuçta mistik dünya görüşünde karar kılan bir gencin öyküsünü anlattı. Edebiyat ve siyaset tartışmalarının hep içinde bulundu. Nâzım Hikmet, Nurullah Ataç, Zekeriya Sertel, Muhsin Ertuğrul, Aziz Nesin’le polemiklere girdi. Ayrıca ders kitapları da yazdı.



ESERLERİ

ROMAN:
Gençliğimiz (1922)
Şimşek (1923)
Sözde Kızlar (1923)
Mahşer (1924)
Bir Akşamdı (1924)
Süngülerin Gölgesinde (1924)
Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925)
Canan (1925)
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930)
Fatih-Harbiye (1931)
Atilla (1931)
Bir Tereddüdün Romanı (1933)
Matmazel Noralya’nın Koltuğu (1949)
Yalnızız (1951)
Biz İnsanlar (1959)

ÖYKÜ:
Hikayeler (Halil Açıkgöz derledi, 1980)

OYUN:
Gün Doğuyor (1932)

İNCELEME-DENEME:
Türk İnkılâbına Bakışlar (1938)
Büyük Avrupa Anketi (1938)
Felsefî Buhran (1939)
Millet ve İnsan (1943)
Mahutlar (1959)
Mistisizm (1961)
Nasyonalizm (1961)
Sosyalizm (1961)
Doğu-Batı Sentezi (1963)
Sanat- Edebiyat-Tenkid (1970)
Osmanlıca-Türkçe- Uydurmaca (1970)
Sosyalizm-Marksizim- Komünizm (1971)
Din-İnkılâp-İrtica (1971)
Kadın-Aşk-Aile (1973)
Yazarlar-Sanatçılar- Meşhurlar (1976)
Eğitim-Gençlik-Üniversite (1976)
20. Asır- Avrupa ve Biz (1976)

DERS KİTAPLARI:
Cumhuriyet Mekteplerine Millet Alfabesi (1929)
Cumhuriyet Mekteplerine Alfabe (1929)
Cumhuriyet Mekteplerine Kıraat (Dört cilt, 1929)
Yeni Talebe Mektupları (1930)
Büyük Mektup Numuneleri (1932)
Türk Grameri (1941)
Dil Bilgisi (1942)
Fransız Grameri (1942)
Türkçe İzahlı Fransız Grameri (1948)












avatar
ŞİBUMİ
Kaymazlı Forum Geliştirici
 Kaymazlı Forum Geliştirici

Kadın
Mesaj Sayısı : 410
Yaş : 36
Bulunduğu Yer : İZMİR
Ad Soyad : DUYGU HIZLI
Aldığı Puan : 9
Kayıt tarihi : 14/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: AYIN YAZARI

Mesaj tarafından ŞİBUMİ Bir C.tesi Mayıs 01 2010, 19:02

Fatih – Harbiye

Yazar bu romanında Tanzimat’tan kopup gelen, Millî Mücadelede ve sonraki yıllarda alevlenen batılılaşma hareketlerinin Türk tipindeki ve cemiyetindeki etkilerini incelemektedir.

Matmazel Noraliya’nın Koltuğu

Peyami Safa’nın mizaç ve ruh yapısına uygun düşen bir konuyu ihtiva etmektedir. Ruhçu ve akılcı dünya görüşünün yazarın anlayışı çerçevesinde birleştirilmesi esasına dayanır.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mes’ud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insanın kuruntularını ve çıplak hastane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.

Mahşer

Yazarın görüşlerini değişik bir tarzda işlediği bir romandır.



Şimşek

Yazarın ilk romanlarındandır. Yazar bunda da bütün eserlerinde işlediği konuları, bir başka tarzda yeniden işlemektedir.

Canan

Peyami Safa’nın “Şimşek”, “Bir Akşamdı”, “Mahşer” romanları tarzında bir diğer eseridir.

Sözde Kızlar

Günümüzün kızlarını, onları mesut yahût bedbaht edebilecek hususları birer ibret levhası gibi yansıtmaktadır.

Bir Akşamdı

Yazarın kendine has, orijinal üslûbuyla okuyucuyu psikolojik bir maceraya sürüklediği romanı…

Cumba’dan Rumba’ya

Aslında “Cumbadan Rumbaya” Server Bedi’ den daha ziyade, Peyami Safa’ ya yakışan bir eserdir. Server Bedi’ yi şüphesiz çok sevindirir ama Peyami Safa’yı da hiç utandırmaz. Bu nedenle kitap Server Bedi ismi ile değil de Peyami Safa ismi ile neşredilmiştir.

Bir Tereddüdün Romanı

Yazarın kendine has, orijinal üslûbuyla okuyucuyu psikolojik bir maceraya sürüklediği bir başka romanı…

Türk İnkılâbına Bakışlar

Atatürk inkılâpları öncesindeki fikir cereyanlarını en gerçek kaynaklarıyla ortaya koymaya çalışmıştır.
Osmanlıca, Türkçe Uydurmaca ( Objektif 1)

Türk dili üzerindeki tartışmalar devam etmektedir. Bir Türkçülük hareketi olarak başlatılan özleştirme akımı tam bir milli kültür yabancılaşması haline dönüştürülmüştür. Kelimeler -ve tabiî onlarla birlikte milli kültür muhtevaları- atılıyor, uydurma kelimelerle gayri milli bir kültür kurulmaya çalışılıyor. Böylece nesiller birbirine ve yeni nesiller milli kültüre yabancılaşmaya devam ediyor. Şüphesiz ki, Türkçeyi sevenler, bu yozlaştırma hareketinden dilimizi ve kültürümüzü kurtarmak için savaşıyorlar. Bu ciltte, yazarın dil hakkında yazdıklarından bir demet sunuluyor…


avatar
ŞİBUMİ
Kaymazlı Forum Geliştirici
 Kaymazlı Forum Geliştirici

Kadın
Mesaj Sayısı : 410
Yaş : 36
Bulunduğu Yer : İZMİR
Ad Soyad : DUYGU HIZLI
Aldığı Puan : 9
Kayıt tarihi : 14/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: AYIN YAZARI

Mesaj tarafından ŞİBUMİ Bir C.tesi Mayıs 01 2010, 19:04

YALNIZIZ:ideoloji çıplak gözle görülebilmektedir. Doğu ve Batı çatışması. Samim ve Besim bu iki hayat görüşünün temsilcileridir. Samim Doğu’yu, Besim ise Batı’yı temsil eder. İki görüş yani simgesel olarak iki kişi romanın başından sonuna kadar çeşitli konularda fikir münakaşaları yaşarlar ve genelde münakaşalardan Besim yani Doğu kazanır. Esasen tartışmalar kazanmak üzere değil de bir fikri sunmak üzere yapılır. Neticede de Besim yani Peyami Safa düşüncelerini bir şekilde sunmuş olurlar. Besim çatışma için tetikleyici unsurdur. Besim olmadan Samim’in varlığından söz edilemez. Her şey zıddı ile vâkidir. Bir fikir de ancak zıddı ile mevcuttur. Besim’deki maddecilik, batıcılık olmadan Samim’in ruhçuluğu ve doğuculuğu olamaz. Maddeci, pozitivist dünyanın akla haddinden fazla önem vermesi, insanın maneviyatını, metafiziği yok sayması Samim için acı bir durumdur. Çünkü Samim, bütün dertlerin ve sıkıntıların insanın metafizikten yoksun olmasından, Allah’ı bilmediğinden kaynaklandığını savunur. Sıkıntıların, üzüntülerin ve hastalıkların temelinde onun için ruh yatar. Dolayısıyla hastalanan insan ancak ruhu tedavi edilirse iyileşmiş demektir. Dönemin gerçekçi yapısında böyle bir şey mümkün olmadığı için Samim tüm bu ruhçu bakış açısıyla tespit ettiği tedavi metodlarını “Simeranya” isimli bir defterde toplar. Bu defter bir süre sonra onun için bir devletçik modeli olur. Yani bir ütopyadır. Romanın her safhasında Simeranya’dan bahseder Samim ve sürekli yazar. Gerçek hayatın sıkıntılarından kaçmak istediği zaman Simeranya’da bulur kendini.

Manevî değerlerin zayıflaması sonucunda, insanın içine sürükleneceği açmazın, materyalist yaklaşımlarla çözümlenemeyeceği gerçeğini kabule yanaşmayanların, eninde sonunda yalnızlığa düşüp hüsrana uğrayacağı gerçeğini konu edinir.
avatar
ŞİBUMİ
Kaymazlı Forum Geliştirici
 Kaymazlı Forum Geliştirici

Kadın
Mesaj Sayısı : 410
Yaş : 36
Bulunduğu Yer : İZMİR
Ad Soyad : DUYGU HIZLI
Aldığı Puan : 9
Kayıt tarihi : 14/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: AYIN YAZARI

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz